Birbaşka Açıdan Tavuk ve Yumurta
Birçok insan için "tavuk-yumurta meselesi" kısır bir tartışma döngüsüdür. Tavuk yumurtadan çıkıyor diyen yumurtaya "tavuk fabrikası" fonksiyonu yüklüyor aslında farkına bile varmadan. Öte yandan, yumurta tavuktan çıkıyor diyen de, tavuğun bir "yumurta fabrikası" olduğunu iddia ediyor. Ne garip değil mi? Her zaman söylüyorum, Pazardan ve marketlerden birkaç TL ye satın aldığınız yumurtanın, bir sanat abidesi olduğunu hiç düşündünüz mü? Ve yine bu sır yüklü yumurtalar için "mûcize" tâbirini kullanmaktan kendimi alamıyorum.
Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki artık kim ne yiyeceğini şaşırmış durumda. Her kafadan bir ses çıkıyor. Hatta konuda uzman olduğunu söyleyen birileri çıkıyor evet bu faydalı derken aynı konuda uzman olduğunu söyleyen bir başkası hayır bu zaralıdır diyebiliyor. Akıllara zarar bir bilgi kirliliğinin tam ortasındayız. Organik denilerek insanlar aldatılıyor, kandırılıyor. Organik ne demek bilen yok! Tavuklar hormonlu mu, köy yumurtası daha mı sağlıklı? gibi sorular soruyorlar. Esasen Dünyada gelişmiş ülkelerde tavuk nasıl yetiştiriliyor ise ülkemizde de aynı şekilde yetiştirilmektedir. Kısaca biz de bu konuda fikrimizi yazacağız.
Öncelikli olarak Tavuk konusundaki fikir bulanıklığının esas sebebi televizyonlarda görünen işte şu kadar günde tavuk yetişiyormuş, falanca uzman asla yemeyin dedi gibi laf kalabalıkları. Şunu bilmekte fayda var. Biz yıllarca kırmızı et için dedik ki; Et ırkı olan hayvan yetiştiriciliğinde önem vermeliyiz. Şimdi bunu beyaz et yani tavukçuluk sektörü başarmış. Yani et ırkı olan tavuklar yetiştiriliyor. Çeşitli tavuk ırkları biri biri ile melezlenerek hızlı büyüme özelliği ön plana çıkarılmıştır. Yumurtlayan tavuktan ziyade hızlı büyüyen bir tavuk ırkı. Tabi bu yolla elde edilen tavuklar melez oldukları içinde “katır” misali döl vermezler. Bu bilimsel bir gerçek, buna hibrit deniyor. Et verimi yüksek hibrit ırklardır. Hibrit teknolojisi ile gen teknolojisi ise ayrı teknolojilerdir. Genetiğini değiştirme ile bir alakası yoktur. Hatta GDO'lu yemler ile beslenseler bile, hayvanlara yada hayvansal ürünlere GDO'lu materyalin geçişi söz konusu bile değildir. Mesela insanlar genetiği ile oynanmış domates yedi diye insanın genetiği değişiyor mu? El İnsaf ! Hemen burdan tavuklar GDO'lu yemle besleniyor sonucunu çıkaranlarda yanılıyor. Aslında suni yem diye bir şey de yoktur. Hatta şunu ifade etmekte fayda var; hazır yemlerin bileşiminde de arpa, buğday, mısır, soya gibi doğal yem maddeleri bulunur ve vitamin, mineral gibi geliştirici maddeler de ilave edilmektedir. Bide yanlış bilinen diğer bir konu et tavuklarının kemiklerinin ince olduğu ve kırıldığıdır. Oysaki tam tersi olarak kemikleri daha güçlüdür. Yoksa nasıl taşıyacak onca ağırlığı...
Dünya'da tavuklarda hormon kullanımı ile ilgili yapılan araştırmalar, hormonlardan beklenen sonuç alınmasının mümkün olmadığını, tavuklara hormon verilmesinin ekonomik ve uygulanabilir olmadığını göstermiştir. Hali hazırda tavuk yetiştiriciliğinde hormon kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, belge, kanıt ya da raporda yoktur. Ayrıca hormon kullanımı yasal değil, ekonomik değil, uygulanabilir değildir. Şimdi sormak istiyorum o çokbilmiş uzman yorumcularına: Neden Hormon kullansınlar ki? Tavuklarda antibiyotik kullanımı ile ilgilide şunu söyleyebilirim. Kanunen kesinlikle yasaktır ve sadece tedavi maksatlı veteriner hekim kontrolünde kullanılabilir. Bir diğer toplumsal algı sorusuda şu, Piliçler kesilmediğinde 45 günde ölüyorlar mı? Evet dememi bekleyen var mı? Yoksa şuan sizde benim gibi gülüyor musunuz?
Tavuk eti, sağlıklı ve dengeli beslenme, bedensel ve zihinsel gelişim için tüketilmesi gerekir. B2, B6,B12 gibi vitaminlerce de oldukça zengindir. Sindirimi ise liflerinin kısa olması nedeniyle çok kolaydır. Protein sadece kırmızı ette bulunur gibi bir anlayışta artık çok gerilerde kaldı. Hayvansal proteinlerde kırmızı et, tavuk, balık eti, süt ürünleri dahil esansiyel haliyle bulunmaktadır. Proteini beyaz etten de alabiliriz.
Bide yumurta ile ilgili çok çarpıcı tespitler var. Gezen tavuk yumurtası diye bir söylem türedi son zamanlarda. İnsanları nasıl kandırırız diye gece gündüz düşünüyorlar mı ne? Size hiç Hamile bir bayanın çok gezerse yada maraton koşucusu ise çocugunun daha sağlıklı olacağını söyleyen oldu mu? En fazla annenin kendi sağlığı için sürekli hareket etmesi tavsiye edilir. En başından belirtmeliyim ki besleme değeri bakımından gezen tavuk yumurtası ile kafes tavuğu yumurtası aralarında hiçbir fark yoktur. Gezmenin,dolaşmanın hatta koşmanın yumurta üzerinde olumlu ya da olumsuz hiç bir etkisi bulunmaz. Kafes tavuklarının yumurtaları ızgaraya düştüğünden temiz olur. Yumurtanın sarısının koyu olması onun daha doğal olduğunu göstermez. Yumurta sarısının renginin koyuluğu ile yumurtanın besleyici değeri arasında bir en ufak bir ilişki yoktur. Şimdi anlatabiliyormuyum bilgi kirliliğinin boyutunu. Geçenlerde okumuştum; Tavuk çiftliklerinde yumurtaların bazılarına pislik bulaşır. İşte bu yumurtaları bazı uyanıkların bir kuruşa alıp köy yumurtası diye 10 kuruşa sattığını yazıyordu. İnanılır gibi değil.
Medyada zaman zaman, yumurtanın kolesterol içerdiğinden bahsediliyor. Öncelikle belirli miktarlarda tüketilen doğal gıdaların hiçbirisi sağlığa zararlı değildir. Bu cebinize bulunsun. Yumurta, mineral ve vitamin açısından zengindir. Kişiye doygunluk hissi vermesinin yanında, kalori değeri düşük olduğundan, kilo problemi olanların diyetlerinde çekinmeden tavsiye edilebilecek yiyeceklerdendir. Tek yumurta yetişkin bir kişinin günlük protein ihtiyacının hemen hemen onda birini karşılayabilmektedir. Yumurtanın %95 proteindir. Çocukların alması gereken amino asitleri yapısında bulundurmasından dolayı da, anne sütü kıymetindedir diyebiliriz. Yumurtada C vitamini hariç, yağda ve suda eriyen bütün vitaminler de mevcuttur. Benim tam olarak uzmanlık alanım olmasada biraz araştırınca bugünkü bilgilerin ışığında; çocukların, gençlerin, gebelerin ve emzikli annelerin günde bir yumurta yemelerinin sağlıkları için yararlı olacağı, damar tıkanıklığı riski olan erişkinlerin bile haftada 3-4 yumurta yemelerinde bir sakınca olmadığı kabul edilmektedir. Yani kalb rahatsızlıklarının en önemli sebebinin yumurtadaki kolesterol olduğunu söylemekte yanlıştır.
Sonuç olarak Kırmızı Et alamayan tüketiciler, hayvansal protein açığını, her yerde kolayca bulunabilen ve ucuz olan yumurta tüketerek giderebilirler. Bazılarının iddia ettiği gibi tavuk eti sağlıksız (hormonlu vb) üretilmez. Mutlaka tavuk eti tüketmeliyiz. Gözünüz açık olsun. Kör gözlerin, köy tavuğu, köy yumurtası diye sizi kandırmasına izin vermeyin. Ama tüm burda anlattıklarımızın dışında Tüketici olarak "helal gıda" çerçevesinde hassasiyet sahibi olanlarımızda vardır. Bu çerçevede helal sertifikası olan ürünlere dikkat etmeniz gerekecektir. Benden Söylemesi...



